2 Haziran 2009 Salı

KÜREK MAHKUMU

Sevdan bir deniz ise
Ben o denizde kürek mahkûmuyum.

SİLİNEMEZSİN

Sen hep uzaklardan bakardın bana
Çekingen, çocuksu
Belki biraz da korkulu
Zaman sana yalnızlığı
Belki kimsesizliği öğretti
İhtiyaçlarını erteledin
Sevgini erteledin
Belki düşlerini
Bekledim seni
Alışmanı, sevmeni
Kaçamak bakışlarının ardına sakladığın
O masum, tutuk, çocuksu yüreğini gördüm
Gördüm ellerindeki temizliği
Yüzünün sadeliğini gördüm
Sevdim seni hem de ilk bakışımda
Son bakışımda olduğu gibi
Kalbin temizdi
Gözlerin serin
Sevdim seni
Ömrümün başına
Yaşamının sonuna kadar
Kalbime girdin
Çıkamazsın
Belki bin ömürlük sevgiler gibi
Nerede olursan ol
Nereye gidersen git
Nasıl yaşarsan yaşa
Girdin bir kere kalbime
Yazıldın bir kere gözlerime
Silinemezsin.

SEN YOKSUN

Her gece sen girersin rüyalarıma
Her gece sen
Paramparça olur uykularım
Karanlığın en kuytulaştığı yerde
Kapının çalındığını duyarım
Açınca soğuk bir rüzgâr çarpar yüzüme
Yoksun
Kilitlenir dudaklarım
Gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni
Sen yoksun ya kadehlere doldurdum yalnızlığımı
Tek başıma içmeliyim bu akşam
Gece kırmalıyım kapıları
Evleri ateşe vermeliyim
Sen yoksun ya zaman gitgide uzar
Altmış saniye bir dakika
Bir dakika bir saat olur
Daha beş saat var sabaha
Beklemek bir çeşit ölmektir
Sen yoksun ya bu bana
Binlerce ölüm demektir.

VAR MISIN?

Şimdi senin yanındayım
Sevdanın umutlarını yaşıyorum
Yeniden yeşertmek için sevdayı
Sana yeni sular vaat ediyorum
Yeni denizlere yelken açmak için
Var mısın?

POSTA

Bir bakışın yeterdi bu sevdayı anlaman için. Bir gülüşünün yettiği gibi. Özlemle, hasretle, ümitle bakan bir bakış. Dilimde sayıklamama, adını ses geçirmez duvarlara yazmama gerek yoktu. Sadece gözlerim konuşuyordu, bu dili bilenlere. Sonunda kavuştum ya o hasret kokan bakışlara bu bana yeter.
Şimdi sevdamı bakışlarımda değil uzaklara, yüreğimin, kalbimin, aşkımın bulunduğu yere, yani senin olduğun yere gözyaşlarımla o yağmur kokulu gecelerde gönderiyorum. Aşkımı yazıyor, sevda pulunu yapıştırıyorum. İçimdeki posta güvercini kanatlanıyor seni düşündüğümde ve sana sevdamı pembe kâğıtlarla uçuruyor. Gelip dalına konuyor güvercinim, kalbinin en derinine inip, hayat kaynağını buluyor ve gönderdiğim o pembe kâğıtları yüreğine mühürlüyor.

ÖZGÜRLÜĞÜME HASRET

Hey denizdeki dalga
Dalgadaki köpük
Beni duyuyor musunuz?
Özgürlüğüme yenik düştüm.
Özgürlüğüme hasret yaşıyorum.
Hey dalganın kulakları
Dalganın gözleri
Beni hissediyor musunuz?
Kaderimin elinde oyuncak
Uykulara hasret sabahlarda
Yalnızlığımla yaşıyorum.
Seni özlüyorum o yalnız gecelerde
Özgürlüğümü özlüyorum.
Onu kokluyorum geceler boyunca
Gökyüzüne dalıp gidiyorum.
Hey gökyüzünün karanlığı
Yıldızların ışıltısı
Beni görüyor musunuz?
Gecelerce sizi seyrediyorum
Kayan her yıldızda dilek tutuyorum.
Özgürlüğümü istiyorum
Özgürlüğüme hasret
Geceler boyu, gündüzler boyu düşünüyorum.
Ve özgürlüğüme hasret yaşıyorum.

BİR KERE OLSUN

Bir kere olsun söyle bana
Sıcaklığın bende kalsın
Bir kere olsun söyle bana
Hayallerin ve aşkın benim olsun
Bir kere olsun söyle bana
Sevgin yüreğimi parçalasın
Bir kere olsun söyle bana
Sevdiğini bir kere olsun.