2 Haziran 2009 Salı

POSTA

Bir bakışın yeterdi bu sevdayı anlaman için. Bir gülüşünün yettiği gibi. Özlemle, hasretle, ümitle bakan bir bakış. Dilimde sayıklamama, adını ses geçirmez duvarlara yazmama gerek yoktu. Sadece gözlerim konuşuyordu, bu dili bilenlere. Sonunda kavuştum ya o hasret kokan bakışlara bu bana yeter.
Şimdi sevdamı bakışlarımda değil uzaklara, yüreğimin, kalbimin, aşkımın bulunduğu yere, yani senin olduğun yere gözyaşlarımla o yağmur kokulu gecelerde gönderiyorum. Aşkımı yazıyor, sevda pulunu yapıştırıyorum. İçimdeki posta güvercini kanatlanıyor seni düşündüğümde ve sana sevdamı pembe kâğıtlarla uçuruyor. Gelip dalına konuyor güvercinim, kalbinin en derinine inip, hayat kaynağını buluyor ve gönderdiğim o pembe kâğıtları yüreğine mühürlüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder